“John Wick: Chapter 2” İnceleme / Eleştiri

Vizyon tarihi : 10 Şubat 2017 (2s 3dk)
Yönetmen : Chad Stahelski
Oyuncular: Keanu Reeves, Common, Laurence Fishburne
Tür : Aksiyon

Tek arzusu işten güçten emekli olup huzurlu bir şekilde evinde dinlenmek ve karısının matemini tutmak olan tetikçimiz John Wick’e bulaşan bulaşana. Bu bulaşma neticesinde kovalamaca ve aksiyon “John Wick Chapter 2” de şiddet ve aksiyonu doruk noktalarına çıkartıyor.

Serinin ilk filmi neredeyse inandırıcılıktan uzak olan bir hikayeyi oldukça ciddi şekilde ele alıyor ve bu konuyu biçimci bir sinema diliyle anlatma yoluna gidiyordu. Özellikle dönemin aynı türdeki karanlık, ağır ve kasvetli filmlerinin moda olduğu bir zamanda gişede başarı yakalamaması sürpriz değildi. İkincisini de vizyon için hiç geciktirmediler.

“John Wick Chapter 2” önceki film gibi, uzak doğu dövüş ve western’lerin içinde olduğu çok eski bir geleneğe sahip. Bu tarz filmlerin bir çoğunda kötüler hep ölmeyi hak eder, iyi adam ise onları çaresizlik yüzünden öldürür. Bunun amacı izleyiciyi rahatlatıp mutlu bir hale sokulmak istenmesi. John Wick bu devam filminde de istemeye istemeye yani mecburiyetten bir sürü can alıyor. Aslında o işten güçten elini ayağını çekip, kendi evinde çok sevdiği karısının matemini tutmak isteyen çok iyi ve sakin kalpli bir insan. Fakat bela onu döne döne gelip buluyor.

İki yapımda da arıza çıkaranların ortak günahı açgözlü olmaları, John Wick ise kendi halinde sessiz, sade birisi. Keanu Reeves’te bulunan yıldız karizması ve onun günahsız suratının serinin başarısında çok büyük bir etken olduğunu ayrıca belirtmek gerek. İlk filmde, Rus mafya liderinin arsız oğlu, çok beğendiği arabasını kaçırıp köpeğinin canını alıyordu. Devam filminde ise İtalyan mafyasından Santino kahramanımızın kapısına dayanıyor ve “mührü” takdim ediyor. İlk yapımın en orijinal tarafı “suç evreninin İsviçre’si”ni betimleyen oteldi. Bu otelin barındırdığı kurumsal yapıya gösterilen ilgi ve ciddiyet ön planda ve akılda kalıcıydı. Devam filminde ise bu olaya ‘mühür’, ‘kurallar’, ‘cinayet ihalesi’, ‘yüksek şûra’, ‘çıkış izni’ gibi yeni temalar ekleniyor.

Devam filminin senaryo yazarı olan Derek Kolstad belli ki konuyu biraz ‘suç bürokrasisi’ üzerinden yürütmek istiyor. Mafyanın hep bilinen ve söylenen yazılı olmayan kanunları yerine filmde bunun tam aksine mühürler, parmak damgaları, imzalar, kalın dosyalar, eski usul daktilolar ve 1980’lerden kalma bilgisayarlarla yürütülen bir bürokrasi var. Enteresan olan bir nokta ise kahramanımızın, Winston’un temsil ettiği suç bürokrasisinden yüksek fayda almasına rağmen düzene uyma durumunda gönülsüz oluşu.

Devam filminde aksiyon ilk filme nazaran daha şık, gösterişli ve hızlı. Bunun en büyük sebeplerinden birisi de filmin bütçesinde ki artış. Filmde kullanılan fiziksel dövüşlerin sayısı oldukça azaltılmış ve daha çok video oyunlarında ki gibi çeşitli silahlarla adam öldürmeye dayalı bir etki arttırılmış.

Filmin yönetmeni Chad Stahelski, yapımı şiddet balesine dönüştürüyor diyebiliriz. Özellikle rock ritimlerilerini bu uğurda daha fazla ön plana çıkartılıyor. Görüntü yönetmeni Dan Laustsen ise daha çok karanlık fonlar üzerinde sert ışıkları ve bunun net halini iyi kullandığını görüyoruz. Ayrıca yapımda New York’un gece parıltısından Roma’nın kasvetli, çağdaş sanattan underground dehlizlerine uzanan ve birbiriyle zıt kültürleri aksiyon dekoru gibi gösteren mekan kullanımı da söz edilmesi gereken iyi işlerden birisi.

Yapımın hız kestiği, vites düşürdüğü sahnelerde sertliğin yerini karizmatik adamların medeni konuşmaları süslüyor. En büyüleyicisi ise İtalyan aktris Claudia Gerini’nin büyük bir edayla göründüğü sahne sanırım.

Bu devam filmi ilkine nazaran daha iyi işler başarmış olsa da yapımda ciddiye alınacak bir öykü hala yok. Yapım daha çok saf şiddet, dövüş ve aksiyon sevenlere göre, ötesi değil.

Film için notumuz / 6

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir